26 Şubat 2008 Salı

picıın hol prinsıbıl

Surlarla çevrili bir kentin harabeleri arasında

Yıkılan kuleler sarı ışığın aydınlattığı,

Ateşkes bayrakları yok, af dileyen gözyaşları yok.

Ağır toplar gece boyunca saldırdı

Bir gün aldı kenti inşa etmek

Akşamüstü caddelerinde yürüdük

Bildik topraklara geri dönünce

Bir zamanlar yaptığım duvarları farkettim

Kıpırdaman durmak zorunda kaldım öylece

Kendi döşediğim mayınlara basma korkusuyla.

Ve eğer kalbinin etrafında kurduysam bu kaleyi

Dikenli tellerle hendeklerle hapsettiysem seni

Bırak* da bir köprü kurayım

Çünkü boşluğu dolduramıyorum

Ve bırak ateşe vereyim kale burçlarını.

Böylece bir savaş başlattım

Kendi kafamda kurduğum

Uzakta kaldığım yıllar boyu

Öldüğümü sanmış hatta ummuş olmalısın.

Tüm orduların uyuduğu bir sırada

Paçavrası kalmış bayrağımızın altında

Kıpırdaman durmak zorunda kaldım öylece

Kendi döşediğim mayınlara basma korkusuyla

Bu zindan senin evin oldu şimdi

Boyun eğmiş olduğun bir hüküm gibi

Bir gün aldı kenti inşa etmek

Bildik topraklara geri dönünce

Her zamanki oyun alanımı farkettim

Kıpırdaman durmak zorunda kaldım öylece

Kendi döşediğim mayınlara basma korkusuyla


*bıraaaghhh da denebilirdi tabi. Uashdkasdkj sapıttım..

Bu da arif’e gitsin lan içimden geldi. Hatta mümkünse arif de istanbula gelsin. Türkiye çöl olmasın bi de..

2 kere maşşallah..:

ada dedi ki...

ben buna 500 kere maşallah vermek istiorum.

şu haliyle ilk kez okuduğumda göksu parkında göl kenarında yürüyordum, eve giden otobüse doğru. ve böle hafiften bi ağlama gelmişti şimdi gece gece (ki çok gece saylmaz ama)tekrar karşıma çıkınca adeta zamanda yolculuk yaptım.
ve evim artık göksu parkına çok yakın.

piper dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.