1 Kasım 2007 Perşembe

"peki ya altın topa ne oldu?"

Dünyada iki tür insan vardır: tüm kalbiyle sevdiği altın topunu bir gün nehire düşüren prenses ve ona yardım edip altın topu nehirden çıkaran, öpünce prens olan kurbağanın evlenip sonsuza kadar mutlu yaşadığı masalı dinledikten sonra altın topa ne olduğunu merak edenler ve etmeyenler.

Birinci gruptaki insanlar nesnelerle bağlar kurarlar. Bu bir yüzük olabilir örneğin. Bir ice-tea kutusu olabilir gerekirse. İnsan isterse bir domatese bakarken de ağlayabilir.

İkinci gruptaki insanlar masal bittikten sonra başka bir masal dinlemek için uzaklaşırlar. Onlar için top dekorun bir parçası, bir oyuncak, bir nesnedir yalnızca.

Birinci gruptaki insanlar, ikinci gruptaki insanların arkalarında bıraktığı zaman diliminde yaşamaya devam ederler. Bir gün zaman makinası keşfedilecekse mutlaka birinci gruptaki insanlar tarafından keşfedilecektir.

2 kere maşşallah..:

Mict dedi ki...

Gözlerim doldu. Yoksa ben de "nesnel" bi' insan mıyım? Hiç bitmeyen masallar diyarında mutluyum varsın başkası bulsun zaman makinasını..

benli zeytincilik dedi ki...

topun sahibi zaten sen değilsin çünkü dinliyorsun.altın topuda zaten sana vermezler,o zaman niye merak edip kendini kasacaksın ki?.koşmak gerekir yeni masalları dinlemeye.belkide yenisini dinlemeye giderken yolda bulursun birinin düşürdüğü-kaybettiği altın topu.